GoodIdeas

İyi fikirler nereden gelir?

Sorunlara yaklaşırken daha yaratıcı çözümler geliştirmek, daha iyi fikirler üretmek ve belki kuruluşunuzu daha yenilikçi hale getirmek istiyorsunuz. Peki iyi bir fikir bulmaya çalışırken zorlanıyor musunuz? Sosyal inovasyon keşif dizimizin ilk yazısında başta Steven Johnson’un İyi Fikirler Nereden Gelir isimli kitabı olmak üzere iyi fikirlerin nasıl ortamlarda oluştuğuna kafa yormuş kişilerden neler öğrenebileceğimize bakıyoruz.

  1. İyi bir fikrin pişmesinin uzun yıllar sürebileceğini kabul edin.

İnovasyon bir gecede aniden, bir yerden ilham gelmesi sonucu ortaya çıkmıyor. İyi bir fikrin oluşabilmesi için uzun bir kuluçka dönemine ihtiyaç var. Önsezi kırıntıları biraraya gelerek büyük bir fikrin temellini oluşturabiliyor. İnovasyon bir adım geri iki adım ileri gitmeyi de içeren, doğrusal değil, yinelemeli bir süreç. Peki bu süreci hızlandırabilecek şeyler var mı?

  1. Fikirlerinizi korumaya çalışmak yerine paylaşın.

Ticari alanda faaliyet gösteren ve iyi bir fikir üzerinde olduğunu hisseden bir kişi fikri çalınır ve bu fikri kendisi ürüne veya hizmete dönüştürmeden başkası tarafından piyasaya sürülür korkusuyla bunu diğerleriyle paylaşmak istemeyebilir. Halbuki sosyal alanda kopyalanma gibi korkumuz olmamalı. Diyelim ki bir takım önsezileriniz var ama sorunun çözümünü tamamlayamıyorsunuz. Belki başka birileri de aynı sorunun çözümü üzerinde çalışıyordur ve sizde eksik olan parçayı o bulmuştur. Dolayısıyla fikirlerinizi başka insanlarla konuşmak bizi benzer sorunlar üzerine çalışan kişilerle buluşturur, konunun farklı boyutlarını görmemizi ve eksik parçanın tamamlanmasını sağlayarak fikrin daha çabuk olgunlaşmasını sağlar. Fikirlerimizi kimlerle paylaşacağız?

  1. Çevrenizi genişletin.

Hep kendi gibi düşünen arkadaşlarıyla zaman geçiren biri mi yoksa farklı ilgileri, birikimleri, deneyimleri ve yaşam tarzları olan insanlarla diyalog kurmak için çaba gösteren bir kişi mi daha yenilikçi fikirler üretir? Fikirlerinizi başkalarıyla paylaşmaya açıksanız çevrenizin çeşitliliğini arttırmaya da hazırlıklı olmalısınız. Dijital dünyanın benzer ilgi alanları olan kişilerin birbirini bulması ve fikir alışverişinde bulunması için sunduğu fırsatlardan yararlanın. Fikir alış verişinde bulunmak için sanal olduğu kadar fiziksel ortamı paylaşmak da önemli.

  1. Tartışma ortamları bulun.

İyi fikirlerin masa başında tek başınıza çalışıyorken değil fiziksel olarak aynı mekanı paylaştığınız bir grupla çalışmalarınız hakkında konuşuyorken çıkması olasılığı çok daha yüksek. Son yıllarda sayıları artmakta olan ortak çalışma alanları (co-working space) aslında bu mantıktan yola çıkıyor.

  1. Alanınızın dışına çıkın.

Farklı deneyimleri ve bakış açıları olan insanlarla biraraya gelmek kadar çalıştığınız alanın dışına çıkmak da yeni fikirlerin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Sürekli kendi alanınıza odaklandırıldığınızda o alanda neler yapılıp yapılamayacağını hatırlar, düşüncelerinizi kısıtlarsınız. Sanat, mimarlık veya başka alanlar hakkında düşünmek o sınırlardan kurtulup hayal gücünüzü daha fazla kullanmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca her zaman her durumdan birşey öğrenebileceğinizi var sayarak zihninizin kapılarını açık tutmak da yeni önseziler kazanmanızı sağlayacak. Başkalarının hikayelerini dinlemeniz, bunları sindirmek için zaman ayırmanız ve sizin bu hikayeye neler katabileceğinizi değerlendirmeniz de size yeni görüşler kazandıracak. Farklı alanlardaki deneyim, bilgi ve gözlemleri ve tüm bu önsezileri birbirine bağlayabilmek iyi fikirlerin ortaya çıkmasında temel bir meziyet aslında.

  1. Aklınızı boşaltın

Düşüncelerimizde biraz yer açalım ki bir çözüm geliştirmeye çalışırken önsezilerimiz ortaya çıkabilsin. Sürekli her anımızı birşeyle doldurmaya çalışırsak ilham sızabilecek bir çatlak bulamaz. Yürüyüş, uyku, müzik dinlemek, meditasyon, duş vb. mantık akışını durdurup hayallere dalmanızı sağlayacak olan yöntem neyse onu kullanarak ilhamın ulaşabileceği damarları açın.