Çözüm Alanı

Hakkımızda

Haksız bulduğumuz şartları etkilemeye çalışma, memnun olmadığımız hizmetleri yeniden kurgulama, dışarıda bırakılanların güçlenerek dahil olmalarını sağlama, gözden kaçırdıklarımızı farklı düşündüğümüz kişilerle görme ve başkalarıyla birlikte çözümün parçası olma çabasındayız.

MANİFESTO

Karmaşıklaşan dünya sorunları ve bunlar hakkında artan farkındalık; geleneksel modellerin yetersiz kalması; sürekli değişime adapte olma ve yenilenme zorunluluğu; çözüme ortak olmak ve geleceği şekillendirmek isteyen devlet-dışı aktörlerin varlığı sosyal inovasyonu gün geçtikçe gerekli kılıyor.

Demokrasi ve yurttaş katılımı, refah, gençler için eşit fırsatlar ve sürdürülebilir ve dirençli şehirler alanlarına odaklanıyor ve sivil toplum, özel sektör ve kamu ve bunların kesişme alanlarında olan kişi ve kuruluşların biraraya gelmelerini, fikirlerini hayata geçirirken sosyal etkilerini arttırmaları için bizde kendimize düşeni yapıyoruz.

Doğru bildiğimiz şeylere alan açmak için buradayız dedik. Çözüm Alanı’nı kurarken temel aldığımız ve yolumuzda ilerlerken bize ışık tutacağına inandığımız değerleri bu manifesto ile paylaşıyoruz.

Bunlara inanıyoruz:

İnsan odaklılık: Ürünler ve hizmetler tasarlanırken, kararlar alınırken ve politikalar geliştirilirken bunlardan etkilenecek olan insanların ihtiyaçları temel alınmalı. Kamu, sivil toplum, özel diye ayırmadan her kuruluş daha şeffaf ve katılımcı olmaya ve tüm süreçlerine ilişkili olduğu bireyleri ve grupları katmaya çalışmalı.

Özgürlük: Tüm insanların açlık ve şiddet korkusunun, baskı ve adaletsizliğin olmadığı haysiyetli bir hayat sürme hakkı vardır. İnsanların iradesine dayalı demokratik ve katılımcı yönetimler bu hakları güvence altına alabilirler.

Nesiller arası eşitlik: Hiç kimse toplumsal gelişimden faydalanma ve ona katılma fırsatından mahrum bırakılamaz. Şu anda yaşayan nesiller ancak gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama yeterliliklerini riske atmadıkları sürece kendi ihtiyaçlarını karşılayabilirler.

Farklılıklara saygı: İnsanlar inançları, dilleri, kültürleri, görünüşleri, cinsel yönelimi cinsiyet kimlikleri ne olursa olsun birbirine saygı göstermelidir. Grupların kendi içindeki veya birbiri arasındaki farklıkların üstü kapatılmaya çalışılmamalı, baskılanmamalı, tehdit edilmemeli; insanlığın değerli bir zenginliği olarak görülmeli. Barış kültürü ve kültürler arası diyalog ortak öğrenme fırsatları yaratılarak aktif bir biçimde teşvik edilmeli.

Dayanışma: Sürdürülebilirlik için dayanışma gerekiyor. Ortak faydanın sağlanması için sorumluluklar paylaşılmalı ve bireyler arasında eşitlik sağlanmalı. Dayanışma, yardımlaşma ile alakalı olsa bile hayırseverlik anlamına gelmemeli. Atılan her adımın, alınan her kararın maliyeti ve yükü eşitlik ve sosyal adalet prensiplerine uygun olarak dağıtılacak şekilde sosyal, ekonomik ve çevresel problemler ele alınmalı. En fazla yararlananlar ile en az faydalanan veya en fazla zarar görenler pozitif bir iletişim içinde dengeli bir çözüme ulaşmaya çalışmalıdır.

Doğaya saygı: Tüm yaşayan canlılara, doğal kaynakların kullanımına ve birbütün olarak ekosisteme saygı gösterilmeli. Bugünün sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim davranışları bizim ve gelecekteki nesillerin refahı için değiştirilmeli. Doğaya saygı sadece insanın etrafındaki çevrenin anlamlı bir şekilde yönetimi değildir, bu tüm canlıları kapsamalıdır. Onların değeri sadece kullanım değerleri ile ölçülemez ya da onlara insanların hizmetine sunulmuş nesneler gözüyle bakılamaz.

Böyle çalışıyoruz:

İlkeli olmak: Problemlere çözüm ararken ortak değerlerimiz çerçevesinde işbirlikleri kurmaya çalışıyoruz. Saygı, eşitlik, özgürlük, insan odaklılık ve dayanışma değerlerimize ters düşmeyecek kişi, kurum ve kuruluşlarla çalışma yapmayı tercih ediyoruz.

Zarar vermemek: Destekçi kuruluş ile desteklenen kuruluşun arasındaki ilişki yatırım sürecini etkileyecektir. Çözüm Alanı iki taraf arasında dengeli ilişkilerin kurulduğu, destekçinin desteklenene kendi gündemini empoze etmediği, verilen tavsiyenin sadece tavsiye niteliğinde olduğu ve son kararın sosyal amaçlı kuruluşta olduğu denklemlerin içine girer.

Ortak beklentiler: Destek kuruluşları ve desteklenen kuruluşla birlikte mali olmayan desteğin içeriği ve yöntemi belirlenir. Bu iki taraf nelerin ele alınacağı hakkında hem fikir olmalıdır.

Güçlendirme: Çözüm Alanı’nın sunduğu finansal olmayan destek hizmetlerinin amacı “sosyal amaçlı kuruluşun yerine birşeyler yapmak” değil, “kuruluşun kendi başına o şeyi iyi bir şekilde yapabilecek hale gelmesine yardımcı olmaktır”.

Deneyime saygı: Çözüm Alanı, birlikte çalıştığı sosyal amaçlı kuruluşlara tepeden ve “herşeyi bilen” uzman kuruluş bakışı ile yaklaşmaz; desteklediği kuruluşu tanımaya, var olan kapasitelerini ve ihtiyaçlarını anlamaya ve bunların üzerine destek hizmetlerini inşa etmeye çalışır.

Katılımcılık: Çözüm Alanı, tüm planlama, eğitim ve uygulama süreçlerine sosyal amaçlı kuruluşun paydaşlarının katılımını teşvik eder.

TEMALAR

DEMOKRASİ VE YURTTAŞ KATILIMI

Bireylerin geleceklerini şekillendirebilmeleri, kamu politikaları ve kararlarını etkileyebilmeleri için yaşadıkları toplumdan ve etrafındaki olaylardan haberdar olmalarını, bunlara karşılık verebilmelerini, organize olmalarını, topluluk oluşturmalarını sağlayacak modeller, araç ve süreçlerin geliştirilip tanıtılmasına odaklanıyoruz.Tarihsel olarak siyasi partiler, yurttaşlar ile demokrasi arasındaki en temel bağdı. Bugün gelinen noktada siyasi partiler demokrasiyi ilerletmekten daha çok onun yenilenmesinin önünde engel gibi duran, modası geçmiş kuruluşlar olarak görülüyor. Anaakım siyasi partilerin gözden düşüşü bir yandan radikal grupların ortaya çıkmasının önünü açarken diğer yandan kamusal alana sahip çıkan, toplumu, ekonomiyi önemseyen; karşılaştığımız problemleri çözmek için çalışan sivil aktörler ortaya çıkıyor ve yurttaş-demokrasi ilişkisi farklı şekillerde kuruyor.

REFAH

Eğitimden, fiziksel ve psikolojik sağlığa, yaşanılan yerdeki çevre şartlarının düzeltilmesinden bireylerin ve toplulukların eşit haklara erişimine kadar refah konusunu çeşitli boyutları ile ele alıyoruz. Insan temelli bir gelişim anlayışı ile bireysel ve toplumsal refahı arttırmaya yönelik işbirliklerini teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Karmaşık sosyal ve ekonomik sorunların ele alınması için inovatif yöntemler sunuyoruz. İklim değişikliği, mali dalgalanmalar, sosyal ve politik kutuplaşmaların var olan kalkınma modellerini sarstığını görüyoruz. Ekonomik büyüme temelli bir kalkınma bazılarına varlık getirirken bazılarının daha fazla yoksullaşmasına veya dışlanmasına neden olabiliyor. Finansal, sosyal, çevre ve iklim alanındaki krizlerin yükü bazı grupları diğerlerinden çok daha fazla etkiliyor. Bu grupların korunması ve bakımına toplumsal gelişme çalışmalarında öncelik verilmesi gerekiyor. Bizim için refah sadece iyi yaşamanın değil hep birlikte iyi yaşamanın yollarını bulmaktan geçiyor. Bize göre sürdürülebilir gelişim ancak insanların ihtiyaçları ve değerlerini ekonomik büyümenin önüne koymakla sağlanabilir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLER

Sürdürülebilir ve dirençli şehirler yaratmak için öncelikle kentleşmeden olumsuz olarak etkilenenlerin seslerinin duyulmasına ve farklı iş ve yaşam deneyimleri, ilgi alanları ve dünya görüşleri olan kişilerin birlikte fikir üretmelerine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.Hızla artan kentsel nüfus ve şehirlerin doğal afetler ve iklimle alakalı şoklara sıkça maruz kalması günümüzde şehirleri oldukça kırılgan bir özellik verdi. Şehirler, doğal afet risklerinin ötesinde sürdürülebilirliklerini etkileyen başka şoklarla da yüz yüze kalıyorlar. Piyasa entegrasyonu ve kentleşme ekonomik büyüme getirirken eşitsizlik, dışlanma ve yoksulluğu da beraberinde getiriyor. Şehirlerde yaşayanlar türlü güvensizliklerin (iş , gıda, ekolojik, ev ve sosyal güvensizlik gibi) kurbanı haline geliyorlar. Bu güvensizliklerle nasıl başa çıkılacağı kent yönetiminin en zorlayıcı boyutlarından biri. Ancak kentsel dönüşüme şekil vermeye çalışan tek taraf artık devletler değil; yurttaşlar, kullanıcılar, tüketiciler veya üreticiler olarak farklı nitelikleriyle öne çıkan kişiler ve gruplar bu süreçte kendi alanlarını ve rollerini tanımlıyorlar.

GENÇLİK

Araştırma, ağ kurma, inovasyon uygulamaları ve genç sosyal girişimcileri güçlendirme faaliyetleri ile gençlerin karşılaştıkları eşitsizlikleri azaltmak için yerel yönetimler, üniversiteler, bağışçılar, sosyal yatırımcılar, sosyal girişimler ve sivil toplum kuruluşlarının birbiriyle daha fazla konuşmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Gençler son yıllarda Türkiye’de olduğu gibi Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde de yaşanan değişim dalgasının ön saflarında yer aldılar ve değişim taleplerini ortaya koyarak daha fazla görmezden gelinmeyi kabul etmeyeceklerini gösterdiler. Gençlerin iş, eğitim, güvenlik ve katılım beklentilerini karşılamak bugün toplumsal gelişimin en zorlayıcı noktalarından biri haline geldi. Gençlere erken aşamada yatırım yapmak ve karar alma süreçlerine katılımın önünü açmak uzun vadede dışlanma ve kaçırılmış fırsatlardan kaynaklanan kayıpların önüne geçebilir.

FAALİYETLER

Şirket, sosyal amaçlı oluşum, kamu yöneticileri, bağışçı ve sosyal yatırımcılara neler sunuyoruz?

İNOVASYON ATÖLYELERİ

Tasarım ve uygulama süreçlerinde sosyal inovasyonu harekete geçirebilmeleri için şirketlere, STK’lara, girişimcilere, yatırımcılara ve kamu görevlilerine fikir oluşturma, araştırma, konsept geliştirme, prototipleme, test etme ve stratejik planlama aşamalarında destek veriyoruz.

FİLANTROPİ VE KAPASİTE GELİŞTİRME

Sosyal etkiyi arttırmak için STK’lara bağışçı ilişkileri, kaynak geliştirme, iş planı, strateji, paydaşlarla iletişim, insan kaynakları yönetimi, ve değişim teorisi konularında destek oluyoruz. Ayrıca bağışçılar için bağış planı geliştirme, STK’larla tanıştırma, bağış günleri, saha ziyaretleri ve sosyal değişim konuları ile ilgili tartışma-öğrenme faaliyetleri gerçekleştiriyoruz.

ÖLÇÜMLEME

Sosyal amaçlı programlarının etkisini ölçmek ve kurumsal kapasitelerini değerlendirmeleri için etki ölçme ve değerlendirme sürecini yürütüyor ve eğitimler veriyoruz. Böylece kuruluşun temel hedef ve amaçları ile doğrudan bağlantılı, ve uzun vadeli programların uzun ömürlü olmasına ve etkinin anlamlı olarak raporlanmasında hem kuruluşlara hem de yatırımcılara yardım ediyoruz.

KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE PAYDAŞ KATILIMI

Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) süreçlerini tasarlayan şirketler için faaliyet ve strateji değerlendirmesi, KSS önceliklerinin belirlenmesi, paydaş katılımı stratejisi belirleme, şirket-sivil toplum-yurttaş işbirliklerinin geliştirilmesi konularında hizmetler veriyoruz.

İZLEME-DEĞERLENDİRME EĞİTİMİ

Çözüm Alanı Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nde 5 haftalık (21 Mart-18 Nisan) bir sertifika programı başlatıyor. Bu eğitime katılanlar izleme ve değerlendirme ile ilgili kapsamlı ve pratik bir temel kazanacaklar. Ulaşmak istedikleri sonuçları (outcome) ve etkiyi (impact) tanımlayıp ölçmeyi öğrenecekler.

Neden bu eğitime katılmalısınız?

Hangi büyüklükte ve türde olursa olsun tüm kuruluşlar insanlara, proje ve programlara yatırdıkları paranın hesabını vermek için gün geçtikçe daha fazla baskı ile karşı karşıya kalıyorlar. Özellikle kuruluşun temel hedef ve amaçları ile doğrudan bağlantılı, uzun vadeli, görece daha masraflı, iç veya dış görünürlüğü fazla, hedef kitlesi geniş olan proje ve programlar üzerinden yaratılan etkiyi ölçümlemek ve bunu raporlamak ile ilgili talep özellikle gün geçtikçe artıyor. Ana motivasyon ister dışardan gelen bir gereklilik isterse yarattığınız sosyal etkiyi paydaşlarınıza anlatma ve şeffaflaşma arzusu olsun, kuruluşunuzun sosyal etkisi için kanıtlara dayalı veriler ortaya koymak durumunda hissediyorsunuz. Bu zamana kadar yapılan değerlendirme çalışmalarında çoğunlukla fonların uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve hangi faaliyetlerin gerçekleştirildiğine bakmakla yetinildi, yani değerlendirmeler çıktı seviyesinde sınırlı kaldı. Sonuçları ve etkiyi ölçmek için hangi verilerin toplanması gerektiği düşünülüp planlanmadığından değerlendirmeler istenilen ölçüde tutarlılık ve güvenirlik sağlayamadı. Sosyal etki analizi ise yöneticilere çalışmalarını daha iyi anlama ve etkinliklerini en üst düzeye çıkarma fırsatı veriyor.

Bu eğitim sonunda şu kazanımları edineceksiniz:

Sosyal etki ile ilgili terminolojiye hakim olma
Ölçüme başlamadan önceki koşulları tanıma
Değişim teorisi oluşturmaya yardımcı olacak araçları öğrenme
Yapacağınız ölçümün nihai amacını tanımlama
Sonuç ve etkiyi ölçerken kullanılabilecek farklı yöntemleri daha yakından tanıma ve bunları birbiriyle karşılaştırabilme
Değerlendirme planı geliştirebilme
Programa özel mantıksal çerçeve geliştirebilme
Çıktılar, sonuçlar ve etkiyi birbirinden ayırt edebilme
Kalite standartlarına uyan göstergeler geliştirme
Belirlenen göstergelere uygun nicel ve nitel araştırma yöntemleri tasarlama ve uygulama
Elde edilen verilerin stratejik planlama ve paydaşlarla iletişim için nasıl kullanılacağını öğrenme

Kim katılmalı?

Bu eğitim sosyal etkisi analizi süreçlerini öğrenmek isteyen herkese açıktır. Özellikle sonuç ve etki ölçümlemesi konusunda çok fazla deneyiminiz yoksa, fon sağlayıcısı kuruluşlara, sosyal yatırımcılara veya bağışçılarınıza raporlama yapması gereken bir sosyal girişim veya sivil toplum kuruluşunda çalışıyorsanız, yeni projeler veya hizmetlerin planlama aşamasındaysanız bu eğitimi oldukça yararlı bulabilirsiniz. Ayrıca hibe sağlayan veya sosyal yatırım yapan kuruluşların program sorumluları ortak dil oluşturmak ve hibe/yatırım alıcılarına doğru beklentilerle yaklaşmak için bu eğitime katılabilirler. İş yerinizden sizden başka bir kişi daha eğitime katılırsa öğrendiklerinizi uygulamanız kolaylaşacaktır.

Program

Program 21 Mart 2015’te başlayacak, 18 Nisan 2015’te sonlandırılacaktır. Dersler, beş hafta boyunca her Cumartesi 9:30-16:30 saatleri yapılacaktır. Programın toplam süresi 35 saattir.

Daha ayrıntılı bilgi ve başvuru detaylarını aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz:
http://www.khas.edu.tr/egitim/yasam-boyu-egitim-merkezi/coezuem-alani-egitimleri/coezuem-alani-egitimleri-3.html

İŞ PLANI EĞİTİMİ

Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ve Çözüm Alanı işbirliği çerçevesinde sosyal girişimciler için iş planı geliştirme konulu 5 webinardan oluşan bir eğitim serisi başlatıyoruz. Webinarlar girişimcilik planı hazırlama, paydaş yönetimi, iş kanvası yaratma, iş planı yazma ve işletme konfigurasyonu konularına odaklanacak.

Kimler katılabilir?

Bu webinar dizisi sosyal bir problemin çözümü için inovatif iş fikri geliştiren ve bu fikrini uygulamaya koymak için gelir getiren faaliyet yürütecek, yarattığı karı sosyal misyonun gerçekleştirilmesi için kullanılacak ve yönetimine paydaşları dahil edecek sosyal işletmeler oluşturmayı düşünen girişimci adaylarına yönelik.

Program İçeriği ve Tarihler

Program 21 Mart 2015’te başlayacak, 18 Nisan 2015’te sonlandırılacaktır. Dersler, beş hafta boyunca her Cumartesi 13:30’da başlayacaktır. Programın toplam süresi 6 saattir.

Daha ayrıntılı bilgi ve başvuru detaylarını aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz:
http://www.khas.edu.tr/egitim/yasam-boyu-egitim-merkezi/coezuem-alani-egitimleri/coezuem-alani-egitimleri-2.html

SOSYAL GİRİŞİMCİLİK VE SOSYAL İNOVASYON DERSİ

Marmara Üniversitesi Toplumsal Projeler Yönetim ve Organizasyonu Yükseklisans Programı’nda 2015 bahar dönemi boyunca verilen kredili derste sosyal girişimcilikle ilgili güncel tartışmalar ve literatürün incelemesinin yanı sıra öğrencilerin öğrendiklerini gerçek sorunların çözümünde uygulayabilecekleri beceriler ve araçların kazandırılması amaçlanıyor.

RİSK ANALİZİ EĞİTİMİ

Eğitim programlarımıza bir yenisini daha ekledik: Proje Risklerini Tanımlama ve Analizİ. Hedefimiz sosyal projeler üstünde çalışan katılımcılara risk tanımlamalarının nasıl yapılacağını, analiz araçlarını ve paydaşlardan doğacak riskleri anlamlı bir paydaş yönetimi planı ile nasıl en aza indirgeyeceklerini anlatmak. Böylece projelerin en başından itibaren risk yönetimini entegre ederek projenin başarıya ulaşma şansını arttırabilecekler.

Neden proje risklerini tanımak önemli?
Bir projeye başladığımızda planımızı yapıp işe koyuluruz. Amacımız bütçeye ve zamanlama takvimine sadık kalarak projeyi bitirmektir. Ancak yola çıktıktan sonra daha önce görmediğimiz, tahmin edemediğimiz olaylar yüzünden projenin gidişatı ışık hızıyla değişebilir ve bizi birçok değişkenle uğraştırarak zor durumda bırakabilir. Genelde bu olayların bizim kontrolümüz dışında geliştiğini varsayarak elimizden birşey gelmeyeceğini düşünürüz. Ancak projenin başında risk tanımlama adımını hakkını vererek yaparsak ve acil durum planlarını belirlersek çığırından çıkmadan elimizi kolumuzu bağlayan bu gelişmeleri kontrol edebiliriz.

Kimler katılabilir?
Gerek şirketlerde gerekse sivil toplum kuruluşlarında sosyal odaklı projelerin yönetimi ve sürekliliği ile ilgili konularda çalışanların bu eğitimden yararlanacağını düşünüyoruz.

Eğitimin katılımcılara katkıları
Projelerde risk tanımlama
Risk analiz metotları ve kullanımlarına yönelik sınıf çalışmaları
Risk azaltma
Paydaş tanımlama, iletişim, yönetim ve sınıf çalışmaları
Eğitim sonrasında Powerpoint sunumu ve kullanılan tüm dokümanlar katılımcılara gönderilecektir.

SAVUNUCULUK KAMPANYALARI VE KAYNAK GELİŞTİRME EĞİTİMİ

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin (STGM) Demokratik Katılımın Güçlendirilmesi için Türkiye ve Avrupa’dan İyi Örneklerin Yaygınlaştırılması” Projesi kapsamında düzenlediği eğitim dizisinde Çözüm Alanı da kaynak geliştirme oturumunu üstlendi. İşte öne çıkan birkaç nokta

Neden savunuculuk kampanyası ile kaynak geliştirme çalışmalarını entegre etmeli?
Kitlelere ulaşmak, farkındalık arttırmak, harekete geçirmek, politikaları etkilemek;
Listenize yeni üyeler katmak
Var olan üyeleri aktif tutmak

Savunuculuk-kaynak gekiştirme entegrasyonun işe yaradığını nereden biliyoruz?
Online olarak hem savunuculuk hem kaynak geliştirme kampanyası yürütenler savunuculuk kampanyası yürütmeyenlerin birkaç katı bağış toplar.
Savunuculuk emailleri kaynak geliştirme ve e-bültenlere göre açılma oranı yüksektir.
Offline olarak topladığınız adreslerin sahipleri daha fazla bağış yapma eğilimindedir.

Savunuculuk-kaynak geliştirme entegrasyonunun aşamaları nelerdir?
Önce savunuculuk kampanyanıza destekçi bulun, sonra destekçilerinizin faaliyetlerinize katılımını sağlayın; ardından destekçileriniz ile ilişkinizi derinleştirerek bağışçı haline gelmeye teşvik edin.

KÜRESEL FİLANTROPİ VE RÖMİZ ENDEKSİ

Uzun yıllardır ABD’de yayınlanmakta olan ve son iki senedir yükselen ekonomileri de içine alan Küresel Filantropi ve Römiz Endeksi araştırma projesi kapsamında Hudson Enstitüsü ile işbirliği yapmaya başlıyoruz. Endeks gelişmekte olan ülkelere aktarılan bağışların kaynağı ve büyüklüğü hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Bir ülkenin hayırseverliğinin sadece hükümet yardımlarıyla değil özel bağışlarla da ölçülebileceğini göstererek, Endeks dış yardımlarda kamu sektörü ve özel sektörün rolünün neler olabileceği hakkında sürdürülen tartışmalar için bir çerçeve sağlamaktadır. Sivil toplum kuruluşları ve şirketlerin bağışları, hükümet yardımları, römiz ve özel sektör yatırım bölümlerinden oluşan Endeks’te her ülkenin ilgili yardım kategorisindeki toplam yardım miktarı verilmekte, genel eğilimler aktarılmakta ve sıralamadaki yeri belirtilmektedir. Bunun yanı sıra her ülke veri toplamada hangi metotları kullandığını açıklamaktadır.

BAĞIMSIZ PROJE DEĞERLENDİRME

Türkiye Avrupa Vakfı’nın Sivil Toplumun AB Müzakere Sürecine Aktif Katılımı Projesi’nin izleme-değerlendirme çalışmalarını yürütüyoruz. Proje AB ve Türkiye arasında Sivil Toplum Diyaloğu– 3. Siyasi Kriterler Hibe Programı altında, Türkiye Avrupa Vakfı tarafından Avrupa Ulusal Sivil Toplum Dernekleri Ağı (ENNA) ve Uluslararası Avrupa Eğitim Merkezi (CIFE) ortaklığıyla uygulanıyor. Proje; (i) katılımcı demokrasinin kurulması ve güçlendirilmesi, (ii) Türkiye’de AB üyeliğinin daha geniş ölçüde tanınması ve bu konuda farkındalık yaratılması amacıyla, Türkiye’nin katılım öncesi sürecinde etkili STK katılımını teşvik etmeyi ve sürdürmeyi hedefliyor. İzleme – değerlendirme çalışmaları kapsamında projenin kapasite geliştirme, araştırma, bilgi kampanyası, ağ oluşturma vb. faaliyetlerinin akışını takip ediyor hedef gruplar üzerinde yaratmış olduğu sonuçları ölçümlüyoruz. Kullandığımız göstergeler ve ölçüm metotlarını proje sonunda düzenlenecek olan konferansta paylaşarak benzer alanlarda faaliyet gösteren STK’ların kullanabilecekleri yararlı bilgileri sunarak izleme-değerlendirme çalışmalarını kolaylaştırmayı diliyoruz

STRATEJİK PLANLAMA VE YÖNETİM DANIŞMANLIĞI

Bolu Bağışçılar Vakfı’na stratejik planlama ve yönetim danışmanlığı veriyoruz. Bolu Bağışçılar Vakfı 2008 yılında bir grup iş insanının liderliğinde, yaşam kalitesi yükseltilmiş bir şehir vizyonu ile kurulan Bolu Bağışçılar Vakfı Türkiye’de “community foundation” türünde faaliyet gösteren tek vakıf olarak varlığını sürdürüyor. “Bağışçı vakıfları” belli bir bölgenin refahını yükseltmek, orada yaşayanların kamusal yaşama katılımlarını arttırmak, şehirlerini sahiplenmeleri ve geleceğine şekil vermelerini sağlamak, sivil girişimleri güçlendirmek ve bunların projelerinin hayata geçmesini kolaylaştırmak amacıyla kurulan yapılardır. İşlevlerinin başında yerel sorunları, talep ve kaynakları araştırmak; bağışçıları bunlar hakkında bilgilendirmek ve doğru şekilde yönlendirmek; kaynak havuzu oluşturmak, bağışçılığı geliştirmek; yerel projelere mali destek vermenin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının kapasitesini güçlendirmek ve işbirliklerini geliştirmek gelir. Bu çalışmaların hepsinin vatandaş katılımı ile yapılması ve kararları temsil yeteneği olan komisyonlarda alınması önem arz etmektedir. Bağışçı vakıfları duyulmayan sesleri güçlendirme ve gündeme taşır, vatandaşların yaşadıkları yere ve kendilerine bakış açılarını değiştirerek onları güçlendirir, herkesin bağışçı olabileceği ve kararlara katılabileceği hissini aşılamaya yönelik imkanlar yaratırlar. BBV, ilk kez deneyimlenen bu vakıf modelinin tam olarak bilinmemesi veya anlaşılmamasından kaynaklanan zorluklar, direnmeler ve endişelere maruz kalmasına rağmen kuruluşundan bu yana önemli başarılara imza atmış, Bolululara ait ve sadece Bolu’nun faydası için çalışan bir vakfın olabileceğini gösterebilmiştir. Çözüm Alanı dünyadaki eğilimleri takip etme, ulusal ve uluslararası fon kuruluşları ile bağlantılar kurma, bağışçı ilişkilerini geliştirme, kurumsal kapasite geliştirme, katılımcı araştırma yöntemleri, tanıtım, stratejik işbirlikleri kurma ve katılımcı gelecek tasarımı gibi bir dizi danışmanlık hizmeti ile vakfın uygulamalarını bir üst seviyeye çıkartmasına destek olmaktadır.

TÜRKİYE'DE SİVİL TOPLUMUN GELİŞİMİ SUNUMU

Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu (KUSEF) ve Uluslararası Programlar Ofisi, Newyork,ABD’den Binghamton Üniversitesi işbirliğiyle düzenledi ‘Sivil Toplum ve Filantropi’ konulu yaz dersine konuk olduk. Binghamton Üniversitesi öğretim üyesi David Campbell’ın dersinde Türkiye’de sivil toplumun gelişimini anlattık. Çeşitli kaynaklardan derleyerek oluşturduğumuz sunumda Türkiye’deki dernek ve vakıf sayıları ile büyüme hızları; çalışan, gönüllü ve üye sayılarını; gelir ve giderlerinin toplamı gibi en güncel sayısal verilerin yanı sıra örgütlenme, toplanma ve ifade özgürlüğü ve katılım mekanizmaları ile ilgili durumu ortaya koyan saptamalara da yer verdik. İngilizce sunuma http://www.slideshare.net/kilicalp/civil-society-development-in-turkey-51452218 linkinden ulaşabilirsiniz.

SOSYAL GİRİŞİMCİLİK OKULU

Şehir Üniversitesi öğrencilerine yönelik altı haftalık Sosyal Girişimcilik Okulu tasarladık ve programın eğitmenliğini üstlendik. Eğitime katılan öğrenciler sosyal girişimcilik ile ilgili kavramlar, sorun tespiti ve çözümü, yaratıcı liderlik, çözüm tasarımı, sosyal değişim teorisi, sosyal girişimlerde iş modeli kanvası ve finans kaynaklarına erişim, sunum teknikleri ve hazırlığı, sosyal etki ölçümü gibi konularda bilgi ve becerilerini geliştirdiler. Ekipler sosyal girişimciliğin aşamalarını öğrenmenin yanı sıra seçilen sosyal problemlerin çözümüne yönelik iş fikirleri üzerinde her hafta çalışma fırsatı buldular.

KAYNAK GELİŞTİRME ATÖLYESİ

Kaynak geliştirme sadece para istemek değil bir ilişki yönetim süreci. Tüm gün boyunca TED yönetimi ve çalışanları ile kaynak geliştirme döngüsü içerisinde yer alan potansiyel bağışçıları belirleme, bağışçıların motivasyonlarını anlama, iletişim araçlarını kullanarak projeleri ve kuruluşu tanıtma, bağış isteme teknikleri, teşekkür etme ve ödüllendirme, bağışların takibi ve veri tabanı yönetimi, bağışçıların bilgilendirilmesi, içerilmesi ve ilişkilerin kuvvetlendirilmesi aşamaları üzerine çalıştık.

SOSYAL YATIRIMCILARA SUNUM YAPMA

Sosyal girişimciler, sosyal yatırımcılara yapacakları sunumlarda nelere dikkat etmeli ve nelere yer vermeli? Anadolu Vakfı Sosyal Girişimci Gençler programının yarı final kampında değindiğimiz önemli noktalardan bazıları şunlardı:

Sosyal girişimcilerin sosyal yatırımcılara yapacakları sunumlarda 1.asansör konuşması, 2. sorun tanımı, 3. soruna getirilen çözüm, 4. piyasanın durumu, 5. iş modeli, 6. rakipler, 7. pazarlama stratejisi, 8. ekip, 9. şu andaki durum ve gelecek öngörüleri, 10. ihtiyaçlar bölümlerine yer verilmeli. İşiniz, hizmetiniz, ürününüz veya projenizin etkili bir şekilde sunumudur. Bir asansör konuşmasının süresi 30 saniye ile 2 dakika arasıdır. Asansör konuşması basit ama etkili olmalı. Kelimeleri ezberlemeye gerek olmasa da önceden defalarca tekrar edilmeli. En fazla 12 slide kullanılmalı. Her slide’da 3-4 maddeye yer verilmeli. Slide başına en fazla 25 kelime kullanılabilir. Tam cümleler yerine yerine sözcük grupları tercih edilebilir. Sırayla açılan maddeler dikkatin dağılmamasına, dinleyici ile konuşmacının aynı noktaya odaklanmasını sağlayacaktır. Sunum boyunca en az 30 punto ile aynı yazım stiline sadık kalmak ve sadece üst başlıklarda büyük harf kullanmak bütünlük sağlar. Slidelarda az sayıda , yüksek çözünürlüklü ve büyük görsel kullanmak, kurumsal logo eklemek, ilgi çekici ve alakalı görsel, grafik, tablo koymak sunumu görsel açıdan güçlü kılar. Bir sunuma başlamanın en iyi yollarından bazıları soru sormak, şok eden bir veri vermek veya
hikaye anlatmaktır. Sunuma hazırlanırken dinleyici kitlesi, ürün, sayılar, piyasayı, rakipleri iyi çalışmak, prova yapmak ve geribildirim almak önemlidir. Sunum sırasında ise unutulmaması gereken şeylerin başında kontrollü nefes alıp vermek, sağlam bir duruş oluşturmak, beden dilini etkili bir şekilde kullanmak, enerjik olmak, göz teması kurmak ve gülümsemek gelir.

Gerçekler

Kentsel zorluklar büyüyor

90000000

GENÇ NÜFUS

MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) Bölgesinde 15-24 yaş arasındaki genç nüfus

62

KENTSEL NÜFUS

MENA bölgesinde nüfusun %62’si kentlerde yaşıyor. Kentsel nüfusun 2040’a kadar iki katına çıkması bekleniyor.

50000000

YENİ İŞ

MENA Bölgesinde on yıl içinde yaratılması gereken yeni iş imkanı

3000000

Mülteci nüfusu

2014 itibariyle Suriyeli mülteci sayısı. Çatışmaların yanı sıra iklim değişikliği MENA bölgesinde göç kararlarını %10-%20 etkiliyor.

EKİBİMİZ

Dr. Türkan Yosun Danışman

Dr. Türkan Yosun lisans derecesini 2002 yılında Bilkent Üniversitesi İşletme bölümünden almıştır. Kurumsal kariyerine bankacılık sektörü kurumsal satış alanında başlamış, uluslararası otomotiv şirketlerinde hazine yönetimi ve projelerin finansal yönetimi üzerine devam etmiştir. 2009 yılında akademik hayata geçiş yapmış, doktora derecesini 2016 yılında Sabancı Üniversitesi Yönetim ve Organizasyon anabilim dalından almıştır. Bu süreçte ayrıca, Tubitak bursu kapsamında 6 ay süre ile University of Massachusetts Boston’ın Örgütler ve Sosyal Değişim doktora programında ziyaretçi araştırmacı olarak bulunmuştur. Doktora tezi sosyal sektörlerin piyasalaşması ve sosyal işletmelerin stratejik yönetimi üzerine olup, şirketlerin uluslararasılaşma stratejileri üzerine araştırma ve yayınları da bulunmaktadır. Read more...

Derya Kılıçalp Danışman

Derya Kılıçalp halkla ilişkiler eğitimi aldıktan sonra özel sektörde çeşitli kademelerde yer almış ve 2006 yılında sivil topluma geçiş yapmıştır. Toplum Gönüllüleri Vakfı'nda proje yöneticiliği ve kurumsal ilişkiler koordinatörlüğü yaptığı yıllarda çok sayıda kaynak geliştirme atölyesinin eğitmenliğini yapmış; hayırseverlik koşusu yürüten oluşumlara  STK çalışmaları, gönüllülük, bağışçılık gibi konularda koçluk yapmış; şirketlerle stratejik ilişkiler oluşturulması ve yürütülmesine katkı vermiş; gençlik istihdamı, girişimcilik, sağlık bilinci, barış kültürü konulu proje faaliyetlierinin ve ilgili ekiplerin koordinasyonunu üstlenmiştir. Barış için Müzik Vakfı Genel Müdür'ü olarak çalışırken de kurumsal yönetim süreçlerini tanımlanması ve geliştirilmesi; verimli işbirliklerinin kurulması  üzerine yeni modeller geliştirmiştir. Read more...

S. Sevda Kılıçalp Kurucu

2003 yılında CIVICUS Sivil Toplum Endeksi ve Sosyal Adalet Filantropi Araştırmaları ile TÜSEV’de başladığı sosyal etki yolculuğuna kültür-sanat (Hangar), kültürlerarası öğrenme (Koine ve Re Idomeneo), gençlik (Aegee), kadınların güçlendirilmesi (KAGİDER), insani yardım (Diakonie ve Hayata Destek), uluslararası işbirliği (COSPE), filantropi geliştirme ve sivil toplum araştırmaları (TÜSEV, İndiana Üniv., Bologna Üniv. ve Marmara Ünv.) gibi alanlarda birlikte çalıştığı birçok sivil toplum kuruluşu ve üniversiteyi kattı. 2011-2015 arasında Sosyal Yatırım Program Direktörü olarak görev yaptığı eski evi TÜSEV’de filantropi danışmanlığı, filantropi profesyonelleri programı, destekle değiştir, bağışçıların ilham veren hikayeleri, hak temelli bağışçılık araştırması gibi yenilikçi programlar başlattı; şirketler, vakıflar, bireyler ve toplulukların sosyal yatırımlarının etkisini arttırabilmeleri için bir dizi rehber oluşturdu. Read more...

İlke E. McAliley Kurucu

Lise yıllarında çevreci aktivist olma düşleriyle 1993'de girdiği Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra ABD'de Clemson Üniversitesi’nden 2003'de aynı dalda yüksek lisans derecesini aldı ve su arıtımı ve su kalitesi alanında akademik çalışmalar yürüttü. Mühendis danışmanlığı alanında önde gelen şirketlerden olan HDR Inc'de proje mühendisi ve proje yöneticisi olarak 8 sene belediyelere tesis dizaynı, su kaynaklarının kalitesinin korunması, optimizasyon, planlama konularında danışmanlık hizmetleri verdi. Water for People (WFP) Kuzey Carolina Komitesinde gönüllü olarak yedi sene görev yaptı ve 2010-2012 senelerinde komite başkanı olarak görev aldı. Komitenin fonlarının büyümesi ve yeni ortaklıklar kurmasına  öncülük etti. Read more...

İLETİŞİM

Sorunuz mu var? Birlikte neler yapabileceğimizi görüşmek mi istiyorsunuz? Bize yazın!






Please leave this field empty.